Di?hekimli?inde antimikrobiyal ila.


89 views
Uploaded on:
Category: People / Lifestyle
Description
. Antimikrobiyal ila
Transcripts
Slide 1

Dişhekimliğinde antimikrobiyal ilaçlar Uzm. Dr. Şafak Kaya

Slide 2

Antimikrobiyal ilaçlar pek çok ülkede olduğu gibi bizim de en çok tükettiğimiz ilaç grupları arasında kind sırada yer almaktadır. Tüketimin küçük bir bölümünü yansıtmasına karşın dişhekimliğinde antibiyotikler en fazla reçete edilen ilaçlar olarak dikkat çeker.

Slide 3

Sık kullanılan ilaçlar olmaları, antibiyotiklerin doğru kullanılmalarıyla eşdeğer bir durum değildir. Dental tedavilerin çoğu için rutin antibiyotik kullanımının hiçbir yarar sağlamadığı yapılan çalışmalarla sürekli vurgulansa da antibiyotik tüketimi giderek artmaktadır. Hekimlerin genellikle hazard almadan, garantili ve etkin çözüm anlayışıyla tedavide önceliği antibiyotiklere vermeleri bu artışın en önemli nedenidir.

Slide 4

Tek başına ağrı ya da lokal şişmeyle seyreden odontojenik enfeksiyonlarda antibiyotiklerin gerekli olmadığı, lokalize enfeksiyonların çoğunun diş çekimi, kök kanal tedavisi ve drenajla başarılı şekilde tedavi edilebileceği bilinmektedir.

Slide 5

Enfeksiyonun sistemik yayılma olasılığını düşündüren ateş, halsizlik, lenfadenopati, trismus gibi klinik belirtilerin olması durumunda ya da yaygın ve iyileşmeyen enfeksiyonlarda tedaviye yardımcı olarak antibiyotikler kullanılabilir. Ayrıca vücut savunma mekanizmaları çeşitli nedenlerle yetersiz olan hastalarda (organ transplantasyonu, zayıf kontrollü diyabet v.b.) dental tedaviyle birlikte antibiyotik kullanımı uygun görülmektedir.

Slide 6

Dişhekimlerinin antibiyotik uygulamalarını belirlemek amacıyla yapılan çalışmalardaysa ne yazık ki trismusun olmadığı lokalize şişliklerde, akut pulpitiste, kronik marjinal gingivitiste bile antibiyotiklerin tercih edildiği görülmektedir. Gereksiz antibiyotik kullanılmasıyla artan tüketimin ekonomik boyutu da elbette önemlidir.

Slide 7

Ancak daha önemlisi, bir sağlık sorunu olarak dünyanın karşısına çıkan bakteriyal direnç gelişimindeki artıştır. Child yıllarda yapılan çalışmalarda oral enfeksiyon etkeni bazı mikroorganizma türlerinde (prevotella v.b.) antibiyotiklere direnç gelişme oranında artışa dikkat çekilmektedir.

Slide 8

Dişhekiminin, bakteriyel direnç gelişimindeki artışa katkıda bulunmamak için akılcı ve bilinçli antibiyotik kullanımına özen göstermesi gerekir.

Slide 9

Antibiyotik kullanma kararı alındığında enfeksiyon etkeni mikroorganizmanın saptanması, enfeksiyonun ciddiyeti, hastanın genel sağlık durumu gibi faktörler birlikte değerlendirilmelidir.

Slide 10

Uygun antibiyotiğin seçiminde kind adım etken mikroorganizmanın saptanmasıdır. Ağız boşluğunun florası normalde patojen olmayan pek çok mikroorganizma türü içerir. Odontojenik enfeksiyonlar genellikle polimikrobiyaldir. Çoğunlukla gram(+) aerob, fakültatif ve zorunlu anaerobların bir arada olduğu enfeksiyonlardır.

Slide 11

Karakteristik klinik özelliklere sahip olan bu enfeksiyonların tanısında anamnez ve klinik muayeneden yararlanılır. Antimikrobiyal ilacın seçimiyse çoğunlukla ampiriktir, enfeksiyon etkeni mikroorganizma hakkındaki bilgilere dayanır. Etkili ve gerçekçi tedavi için mikroorganizmanın duyarlı olduğu en spesifik ve dar spektrumlu antibiyotik seçilmelidir. Dar spektrumlu antibiyotikler typical mikroflorada daha az değişikliğe neden oldukları için süperenfeksiyon gelişme oranının düşük olması da önemli bir avantajlarıdır.

Slide 12

Tanısal mikrobiyoloji laboratuarlarının dişhekimliğinde pek fazla kullanılmadığı görülmektedir. Aslında bunların kullanımlarının yaygınlaşmasıyla yanlış antibiyotik uygulanmasının önlenmesinde büyük yol alınabilir.

Slide 13

Dişhekimleri en fazla akut dentoalveolar apselerde (periapikal apse, periodontal apse, perikoronit) antimikrobiyal ilaç tedavisini tercih etmektedir. Cerrahi girişim sonrasında antibiyotik tedavisi de oldukça yaygın bir uygulamadır.

Slide 14

Antibiyotiklerin kullanılma nedenlerinden olan dentoalveolar apselerde uygulamada farklı yaklaşımlar söz konusudur. Bilindiği gibi, sağlıklı kişilerde oral enfeksiyonlardan kaynaklanan apselerde uygun lokal tedavi yapıldığında (insizyon, drenaj) sistemik antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur.

Slide 15

Tek başına antibiyotik tedavisi apselerde zaten başarılı olamaz. Sistemik yayılım varsa antibiyotiklerden destek alınabilir. Apsenin drenajından önce antibiyotik kullanılması yetersiz tedavi nedeni olabilir. Çünkü apseler antibiyotiklerin aktivitesini engeller.

Slide 16

Cerahat ve doku bariyerleri antibiyotiğin apse içerisine penetrasyonunu azaltır. Drenaj yapıldığında geçiş artacaktır. Apselerde kan akımının, damarlanmanın az olması da antibiyotiğin geçişini kısıtlar. Bu durumda antibiyotik etkili olabileceği lokal konsantrasyondan düşük düzeyde kalır.

Slide 17

Ayrıca apselerde düşük pH ve oksijen retansiyonu antibiyotiğin aktivitesini inhibe eden faktörlerdendir. Örneğin linkomisin, klindamisin soluble base pH\'da daha etkilidir. Apsede ve enfekte dokuda antibiyotiğin farmakokinetik özellikleri dikkate alınmalıdır. Apseler çoğunlukla yavaş çoğalan mikroorganizmaları içerir.

Slide 18

Beta laktam antibiyotiklerse (penisilin, sefalosporin) hızlı bölünen bakteriler üzerine etkilidir. Bu nedenle apselerde etkinlikleri zayıftır. Ayrıca apselerde antibiyotikleri inaktive eden enzimler de yüksek orandadır. Beta laktam antibiyotiklerin etkinliği bu şekilde de azalabilir.

Slide 19

Dentoalveolar apselerde drenajla birlikte destek olarak antibiyotik kullanılmasına karar verildiğinde penisilin V, amoksisilin ve metronidazol uygun seçimlerdir. Apselerde bulunan fakültatif ve zorunlu anaerob bakteriler bu antimikrobiyal ilaçlara duyarlıdır.

Slide 20

Penisilinler odontojenik enfeksiyonlarda etken olan mikroorganizmaların hepsine etkili olmalarının dışında, düşük toksisiteleri, ucuz olmaları gibi pek çok özellikleri nedeniyle dişhekimliğinde kind sırada tercih edilen ilaçlardır. Bazen beta laktamaz üreten mikroorganizma türlerine karşı etkisiz kalabilirler.

Slide 21

Penisilin V için genel erişkin dozlar ve intervaller 6 saatte bir 250-500 mg\'dır. Amoksisilin için 8 saatte bir 500 mg\'lık dozlar önerilir. Aslında dentoalveolar apse için yurt dışında amoksisilinin 250 mg dozunun yeterli olduğu ve 500 mg\'a gerek olmadığı görüşü hakimdir.

Slide 22

Amoksisilin+Klavulanik asit kombinasyonunun beta laktamaz varlığının saptandığı ve şiddetli seyreden enfeksiyonlarda kullanımı uygun bulunmaktadır. Pahalı ilaçlar olmaları da gereksiz kullanılmamaları için bir başka nedendir. Bu kombinasyon için ordinary erişkin doz 12 saatte bir 500/125 mg\'dır (500 mg amoksisilin +125 mg klavulanik asit). Ancak şiddetli enfeksiyonlar ve solunum yolu enfeksiyonlarında uygun görülen 12 saatte bir 875/125 mg ya da 8 saatte bir 500/125 mg dozlarının, dişhekimliğinde kullanılması şaşırtıcı ama gerçektir.

Slide 23

Dental enfeksiyonlar genellikle yüksek kan düzeyi gerektiren şiddetli enfeksiyonlar değildir. Antibiyotik tedavisinde esas amaç tedavi süresince sabit kan konsantrasyonunu koruyabilmektir. Bunu sağlamak için dozlar arasındaki sürelere dikkat edilmelidir. Ancak hastanın vücut savunma mekanizmalarının yetersizliği dozun yükseltilmesini gerektirir.

Slide 24

Metronidazol ve ornidazol, zorunlu anaerop bakteriler üzerine etkili olmaları nedeniyle, iyi sınırlanmış apselerde, kronik enfeksiyonlarda başarılı antianaerob ilaçlardır. Metronidazol için genel erişkin dozlar 8 saatte bir 500 mg\'dır.

Slide 25

Bunların dışında odotojenik enfeksiyonlarda klindamisin de anaeroplara etkili olduğu için penisiline alerjisi olan ya da yanıt alınamayan kronik enfeksiyonlar için kullanılabilir. Kemiğe yayılmış ve ciddi enfeksiyonlarda kind seçim de olabilir. Önceden klindamisinle birlikte anılan ve kullanımını kısıtlayan en önemli yan etkisi psödomembranöz kolit\'in artık pek çok antibiyotiğe bağlı olarak oluşabildiği belirtilmektedir.

Slide 26

Endodontide antibiyotik kullanılmasına ilişkin bilgiler endodontal enfeksiyonların çoğunun antibiyotik kullanmadan tedavi edilebilirliği yönündedir. Bu enfeksiyonların çoğunda sistemik antibiyotikler kök kanallarının boşaltılması, sert ve yumuşak dokuların insizyon ve drenajının yerini tutamaz.

Slide 27

Sağlıklı kişilerde enfeksiyonun yayılma belirtilerinin olmadığı ağrı, lokalize şişlik, semptomatik pulpitis, semptomatik apikal periodontitis için antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur. Nekrotik pulpa ve periapikal apsede kan dolaşımının yetersiz olduğu da bilinmektedir. Sistemik antibiyotiğin enfekte kök kanal sistemindeki tüm mikroorganizmalara etkili olmaları zordur.

Slide 28

Endodontide antibiyotikler ancak sistemik tutulum belirtileri ya da yaygın bir enfeksiyon varlığında endodotik tedavi, drenajla birlikte kullanılabilir. Kök kanal tedavisinden sonra oluşabilen \'\'flare-up\'\'ı önlemek için profilaktik antibiyotik uygulaması da tartışmalıdır. Tedavi sonrasında şiddetli ağrı ve şişme oluşmasını tanımlayan \'\'erupt\'\' çok sık rastlanılan bir durum değildir.

Slide 29

Görülme sıklığı %2-4 oranındadır. Tek seansta kanal tedavisi sonrasında gelişme riskinin arttığı bildirilmiştir. Önlenmesi için antibiyotik kullanımının etkili ve uygun olmadığı ileri sürülmektedir. Yararı olsa bile görülme oranı çok düşük olduğu için yarar/zarar oranı düşünüldüğünde rutin antibiyotik kullanım�

Recommended
View more...