GENISLEMIS SPEKTRUMLU BETA LAKTAMAZ VE IND KLENEBILIR BETA LAKTAMAZ SALGILAYAN GRAM OLUMSUZ BAKTERILERIN T RKIYE DEKI V.


68 views
Uploaded on:
Category: Business / Finance
Description
GENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU BETA LAKTAMAZ VE İNDÜKLENEBİLİR BETA LAKTAMAZ SALGILAYAN GRAM OLUMSUZ BAKTERİLERİN TÜRKİYE’DEKİ VE HASTANEMİZDEKİ DURUMU. Danışman:Prof.Dr.Bülent BAYSAL Arş.Gör.Dr.M.Emin DEMİRCİLİ . BETA LAKTAM ANTİBİYOTİKLER. PENİSİLİNLER SEFALOSPORİNLER MONOBAKTAMLAR
Transcripts
Slide 1

GENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU BETA LAKTAMAZ VE İNDÜKLENEBİLİR BETA LAKTAMAZ SALGILAYAN GRAM OLUMSUZ BAKTERİLERİN TÜRKİYE\'DEKİ VE HASTANEMİZDEKİ DURUMU Danışman:Prof.Dr.Bülent BAYSAL Arş.Gör.Dr.M.Emin DEMİRCİLİ

Slide 2

BETA LAKTAM ANTİBİYOTİKLER PENİSİLİNLER SEFALOSPORİNLER MONOBAKTAMLAR KARBAPENEMLER BETA LAKTAMAZ İNHİBİTÖRLERİ (KLAVULONAT, SULBAKTAM, TAZOBAKTAM)

Slide 3

BETA LAKTAMLARIN ETKİ MEKANİZMASI Sitoplazmik membran üzerinde bulunan ve peptidoglikan sentezinden sorumlu olan PBP\' lere (transpeptidaz ve karboksipeptidazlar) bağlanarak etki eder Peptidoglikan sentezlenemeyeceğinden dolayı hücre duvar yapısı bozulur Osmotik direnç kaybolur ve bakteri ölümü gerçekleşir

Slide 5

Beta laktamazların gelişimi 1928\' de penisilinin keşfi 1940\' ta penisilinaz 1959\' da semi-sentetik penisilinlerin keşfi 1965\' te ampisiline dirençli E. coli direnci sağlayan beta laktamaz TEM-1 1970\' te P. aeruginosa \'da TEM-2 1970\' lerin sonunda Klebsiella \'larda plazmid kaynaklı beta laktamaz SHV-1 1978\' de beta laktamazlarla parçalanmayan beta laktamlar (3.kuşak) 1983\' te K . pneumoniae " de 3.kuşak sefalosporinleri de parçalayan plazmid kaynaklı SHV-2

Slide 6

Günümüzde beta-laktam antibiyotiklere karşı direnç gelişiminde, en önemli mekanizma beta-laktamaz enzimi üretimidir Bu enzimlerin görülme sıklıklarının artması ( Klebsiella pneumoniae\' de SHV-1 ve E. coli " de ampisilini hidroliz eden TEM-1) ve yeni bakteri türlerine yayılması ( Neisseria gonorrhoeae ve Haemophilus influenzae ) sonucu üçüncü kuşak sefalosporinler klinik kullanıma girmiş; çok daha az yan etkileriyle ve geniş spektrumları ile gram negatif bakterilerde özellikle nozokomiyal infeksiyonlarda yaygın olarak kullanılmıştır

Slide 7

Klebsiella cinsleri, ESBL\' lerin aktarımında başta gelen bakteri grubudur. ESBL üreten Klebsiella türlerinin hastane infeksiyonlarında etken olarak öne çıktığı görülmektedir Klebsiella türleri hastanede yatan hastaların GİS ve nazofarinksinde kolonize olurlar. Böylece hastalarda ve hastane florasında kolayca kolonize olup uzun süre canlı kalırlar

Slide 8

Hastanede yatan hastalara geniş spektrumlu sefalosporinler çok sık kullanılır. GİS\' de bulunan Klebsiella türleri bu seçici antibiyotik baskısı ile in-vivo koşullarda mutasyonlara uğrayarak ESBL üreten suşlar haline gelirler ve ortama hakim olurlar ESBL üreten genler, plazmidlerle bazen de transpozanlar ve integronlarla bakteriler arasında kolayca yayılırlar. Child yıllarda hastane infeksiyonlarında sık kullanılan antibiyotiklerin büyük bir kısmına dirençli ve ESBL üreten K.pneumoniae\' nin sebep olduğu çok sayıda hastane salgınları bildirilmektedir

Slide 9

Enterobacteriaceae Ailesi : Enterobactericeae üyesi bakteriler gram negatif, çoğu hareketli, fakültatif anaerop basillerdir. Bu aile şu a yaklaşık 100 tür içermektedir Enterobacteriaceae Ailesinin Genel Özellikleri ve Morfolojileri : Enterobakteriler küçük 0.5-3 µm en ve 1-6 µm boyunda, gram negatif, sporsuz basillerdir. Enterobakterilerde, Klebsiella cinsinde olduğu gibi kalın, belirgin bir kapsül veya ooze tabakası denen ince bir kılıf hücreyi sarabilir

Slide 10

Enterobacteriaceae türleri Mac Conkey besiyerinde kolay üreyen basillerdir. Bazıları peritriş kirpiklerle hareketli veya hareketsiz, DNA\'da Guanin+Sitozin (G+C) oranı %39-59 arasındadır Bu ailede yer alan K.pneumoniae yaşadığımız çevrede çok yaygındır. K.pneumoniae insanlarda barsaklarda, üriner yolda ve solunum sisteminde belirtisiz yerleşim gösterebildiği gibi, ölüme kadar giden ağır infeksiyonlar da oluşturabilir

Slide 11

Klebsiella Türleri : Klebsiella Türlerinin Morfolojik ve Biyokimyasal Özellikleri: Gram negatif, sporsuz, hareketsiz, kapsüllü basillerdir. Klebsiella cinsleri üreyi hidrolize ederler. H 2 S yapmaz, fenilalanini deamine etmezler Indol negatif ( K.oxytoca hariç) ve metil kırmızısı reaksiyonu negatif, Voges-Proskauer, sitrat testleri ve laktoz pozitiftir. Klebsiella diğer enterik bakterilerden farklı olarak belirgin bir kapsüle sahip olup, besiyerlerinde geniş, M tipi mukoid koloni yaparlar

Slide 12

Tıbbi öneme sahip Klebsiella türleri yaptıkları hastalıklara göre K.pneumoniae, K.ozoenae, K.rhinoscleromatis şeklindedir Klebsiella Türlerinin Ayırımı: Klebsiella\' ların biyotiplendirilmesi, klasik biyokimyasal testlerle veya API 20E gibi ticari sistemlerle yapılabilir Kapsül tiplendirme, biyokimyasal tiplendirme, bakteriyosin tiplendirme, moleküler tiplendirme ve faj tiplendirmesi tek başına özel koşullar dışında epidemiyolojik araştırma için yeterli değildir

Slide 13

Klebsiella " nın Patojenite Fakt ö rleri: 1-Kapsüler Antijenler 2-Genel Pili (Tip 1) 3-Tip 3 Pili 4-Serum Direnci ve Lipopolisakkarit 5-Sideroforlar

Slide 14

Klebsiella türlerinin etken olduğu nozokomiyal infeksiyonlar ve epidemiyolojik özellikleri: Hastane infeksiyonları (nozokomiyal infeksiyonlar, Hi), hastaneye başvuru anında inkübasyon döneminde olmayan, hastaların hastaneye başvurularından 48-72 saat sonra gelişen ya da hastanede gelişmesine karşın, bazen hasta taburcu olduktan sonra 10 gün içinde ortaya çıkabilen infeksiyonlar olarak tanımlanmaktadır. Değişik çalışmalarda, Hi\' larının görülme sıklığının %3.1-14.1 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Greetings\' nu etkenleri ve direnç profilleri ülkeler arasında, hastaneler arasında ve hatta aynı hastanenin değişik birimleri arasında bile farklılıklar gösterebilmektedir

Slide 15

Hastane infeksiyonlarından izole edilen patojenlerin spektrumu süreç içinde değişmekle beraber gram negatif bakteriler, hastanede sorun olan patojenler içindeki yerini korumaktadır Avrupa\'da 1992\'de 13 ülkede hematoloji/onkoloji ve yoğun bakım birimlerinde gerçekleştirilen bir çalışmada hastane infeksiyonlarından soyutlanan 8625 bakterinin %57\'sini gram negatif basillerin oluşturduğu görülmüştür K.pneumoniae nozokomiyal infeksiyonların en önemli etkenlerindendir. ABD ve Avrupa\'da, Klebsiella türleri nozokomiyal bakteriyel infeksiyonların %8\'inin nedenidir

Slide 16

Ingiltere\'de 1983-1991 yılları arasında görülen 145 epidemik nozokomiyal infeksiyonların 13\'ünün nedeninin Klebsiella olduğu bildirilmiştir. Klebsiella türleri endemik hastane infeksiyonlarının %8\'inden, epidemik salgınların ise %3\'ünden sorumludur Son yıllarda K.pneumoniae yaptığı infeksiyonlardan daha çok ESBL üretilmesiyle ortaya çıkan dirençleriyle gündeme gelmiştir Başlıca β-laktam antibiyotiklerle beraber aminoglikozitlere, florokinolonlara da direnç gösteren çoklu dirençli bakterilerin sayısı artmıştır. Ayrıca çok yaygın olmasa da karbapenem direnci gelişmeye başlamıştır

Slide 17

Karbapenem direnci gösteren suşlar K.pneumoniae karbapenemazı (KPC) adı verilen bir beta-laktamaz üretmektedir KPC üretenler tüm beta-laktamlara ve sıklıkla florokinolonlara da dirençlidir

Slide 18

Nozokomiyal Infeksiyonlarda; ESBL Üreten K.pneumoniae Salgınları: ESBL üreten klinik izolatların çoğunu hastanede yatan hastalardan izole edilen ve en çok nozokomiyal salgın sebebi olan K.pneumoniae suşları oluşturmaktadır Özellikle yoğun bakım ünitelerinde ESBL üreticisi K.pneumoniae suşlarının neden olduğu büyük hastane salgınları gözlenmiştir. Bu salgınlarda gelişen infeksiyonların yaklaşık yarısının kan dolaşımı infeksiyonu olduğu bildirilmiştir

Slide 19

Ülkemiz hastanelerinde de nozokomiyal patojen olan Klebsiella suşlarının ESBL üretiminin %80\' leri geçtiği gözlenmektedir Ampisiline karşı groundwork dirençten dolayı ampisilin blah aynı spektrumdaki başka ilaçla tedavi edilen hastalarda florada E.coli " nin yerini Klebsiella türleri almaktadır Yine üçüncü kuşak sefalasporinlerin kullanımı, ESBL pozitif Klebsiella türlerinin kolonize olması ve infeksiyon oluşturmasında oldukça önemli bir chance faktörüdür

Slide 20

Sonuç olarak; Klebsiella " lar fırsatçı infeksiyonlar olup septisemi, pnömoni, üriner sistem ve yumuşak doku infeksiyonu gibi ciddi infeksiyonlara neden olabilmektedir Klebsiella infeksiyonları tipik olarak nozokomiyal infeksiyonlardır. Bu bakterilerin hedefleri hospitalize edilmiş, altta yatan başka bir hastalığı olan immün yetmezlikli hastalardır Klebsiella infeksiyonları yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde septisemi ve menenjitlere neden olabilmektedir. Bu salgınların daha fazlasının nedeni çoklu antibiyotiğe dirençli suşlar olduğundan, yeni doğan Klebsiella infeksiyonları büyük sorun haline gelmiştir

Slide 21

Çoklu dirençli Klebsiella suşlarının hastane salgınlarından ESBL suşları sorumlu tutulmaktadır. Klebsiella suşları arasında, ESBL oluşturan suşların sayısında geçmiş yıllara göre sürekli bir artış göstermektedir Klinikte ESBL üreten suşlarla oluşan infeksiyonların tedavisinde karbapenemler, kısmen β-laktamaz inhibitörlü kombinasyonlar ve sefamisinler kullanılmaktadır. Artık dördüncü kuşak sefalosporin olan sefepimin kullanılması da CLSI (Clinical and Laboratory Standarts Instutue) tarafından önerilmemektedir

Slide 22

Antibiyotiklere Direnç Mekanizmaları : Bakteriler transpozan ve plazmidler gibi hareketli genetik parçaları alarak, basit mutasyonlar ile veya endojen antibiyotik direnç odaklarının yeniden düzenlenmesi (rearr

Recommended
View more...