HORLAMA VE OBSTR KTIF UYKU APNESI SENDROMU - PowerPoint PPT Presentation

horlama ve obstr kt f uyku apnes sendromu l.
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
HORLAMA VE OBSTR KTIF UYKU APNESI SENDROMU PowerPoint Presentation
HORLAMA VE OBSTR KTIF UYKU APNESI SENDROMU

play fullscreen
1 / 74
Download Presentation
reilly
Views
Download Presentation

HORLAMA VE OBSTR KTIF UYKU APNESI SENDROMU

Presentation Transcript

  1. HORLAMA VE OBSTRÜKTİF UYKU APNESİ SENDROMU Dr. Hüseyin IŞILDAK Prof.Dr. Ahmet ÖZDOĞAN

  2. Horlama;Parsiyel üst solunum yolu obstrüksiyonuna bağlı olarak sesli olarak uymadır. Horlamanın sebebi faringeal solunum yolunun daralması sonucunda yumuşak damağın yüksek frekanslı titreşimidir • Sleep apne;Solunumun durması manasına gelen a ve pnoia kelimelerinden gelir.İlk kez 1964 yılında Gastaut tarafından tanımlanmıştır.Toplumda %1-2 oranında görülür.

  3. Uyku Fizyolojisi • Uykunun REM (Rapid Eye Movement) ve NREM (Nonrapid Eye Movement) iki dönemi vardır. • Uyku süresinin %20’sini REM dönemi, %80’ini ise NonREM dönemi oluşturur. • Uykunun REM dönemi ve NonREM dönemi 70-90 dakikalık intervallerle birbirini takip eder. • EEG bulgularına göre uykunun NREM dönemi kendi içinde 4 evreye ayrılır. Evre 1 : Geçici evre Evre 2 : İlk gerçek uyku evresi Evre 3 : Delta evresi Evre 4 : Delta evresi

  4. Solunum Sistemi Değişiklikleri: • NonREM döneminde solunumun hızı ve dakikadaki ventilasyon hacmi azalır. • REM döneminde solunum hızlı ve irregülerdir. • REM döneminde interkostal kasların ve üst solunum yollarındaki kasların tonusu azalır. • Uyku sırasında mukosilier klerens azalır.

  5. Kardiovasküler Sistem Değişiklikleri • Uyku sırasında kalp atım hızı azalır ve kardiak out-put düşer. • Arteriyal kan basıncı azalır. • REM döneminde ise kalp hızı ve kan basıncı artar. • REM döneminde prematüre kontraksiyonlar artma eğilimindedir.

  6. Serebral Değişiklikler • Uykuda serebral kan akımı artar ve REM döneminde pik yapar. • REM döneminde serebral kan akımının ve metabolik aktivitenin artması nedeniyle serebrumun ısısı artar.

  7. Gastrik Aktivitedeki Değişiklikler • Gastrik sekresyon artar. • Ösefagus motilitesi azalır. LFR artar.

  8. Endokrin Değişiklikler • Growth hormon seviyesi uykunun NonREM döneminde pik yapar. • Prolaktin seviyesi artar. • Tiroid Stimülan Hormon seviyesi düşer.

  9. Terminoloji • Apne: Ağız ve burun seviyesinde hava akımının 10 saniye süre ile durmasıdır. • Oksijen desatürasyonu: Arteriyel oksijen satürasyonunun %90’ın altına düşmesidir. • Hipopne: Ağız ve burun seviyesinde hava akımının %50’den fazla azalması yada desatürasyonla birlikte genellikle hava yolundaki kısmi bir tıkanıklığa bağlı olarak, 10 saniye veya daha fazla süreyle yüzeysel solunum atağının olmasıdır. • Obstrüktif uyku apnesi: Abdominal ve torasik solunum eforu olmasına rağmen, ağız ve burun seviyesinde hava akımının kesilmesidir.

  10. Apne indeksi: Uyku boyunca her bir saatte geçirilen apne nöbeti sayısıdır. • Hipopne indeksi: Uyku boyunca her bir saatte geçirilen hipopne sayısıdır. • Respiratory Disturbance Index (RDI): Uyku boyunca oluşan apnelerin ve hipopnelerin saatlik ortalamasıdır. • Obsturiktif Sleep Apne Sendromu: Uyku süresi boyunca ortalama olarak uykunun her saati için 5 veya daha fazla sayıda apne yada hipopne nöbeti geçirilmesine obstrüktif sleep apne sendromu denir.

  11. Basit Horlama, • Üst Solunum Yolu Rezistans Sendromu • Obstruktif Uyku Apne Sendromu

  12. Horlama dereceleri 1o Horlama: Fazla yorgun olunca / fazla alkol alınca / sırtüstü yatınca ortaya çıkar. 2o Horlama: Her pozisyonda yatışta yüksek sesli horlama. (Sıklıkla UARS “üst solunum yolu direnç sendromu” ve hafif OSAS +) 3o Horlama: Evin birkaç odasından duyulan horlama (Sıklıkla OSAS +) 4o Horlama: Tüm evde duyulan çok şiddetli horlama.

  13. Basit Horlama • RDI’ ın saatte 5’ in altında olduğu, uyku esnasında O2 satürasyonunun hep %90’ın üstünde olduğu ve inspirasyon sırasında ösefagial basıncın -10 cmH2O’un altına düşmediği hastalar basit horlama sınıfla-masına konulur.

  14. Üst Solunum Yolu Rezistans Sendromu • RDI’ ın saatte 5’ in, O2 satürasyonunun %90’ın üstünde seyrederken inspiratuar özefagus basıncının -10 cmH20’ un altına düşmesinde bu tanımlama kullanılır.

  15. Obstruktif Uyku Apne Sendromu • İlk kez 1964 yılında Gastaut tarafından tanımlanmıştır. • RDI’ ın 5’ in üzerinde olması ve O2 satü-rasyonunun %90’ın altında seyretmesi ile tanımlanır.

  16. Apne Fizyopatolojisi: • Venturi prensibi: Hava akımı dar bir bölgeden geçerken hız kazanır. • Bernoulli prensibi: Akmakta olan hava, dış kısmında negatif basınç oluşturur. • Hava, ne kadar dar bir bölgeden geçerse o kadar hızlı geçer ve çevresinde o kadar fazla negatif basınç oluşturur.

  17. Solunum fonksiyonu solunum yollarındaki kas aktivitesinin kordinasyonunu gerektirir. Özellikle inspiryum sırasında solunum yollarında negatif basınç geliştiğinden dolayı, solunum yollarının açıklığının idamesi için kasların belirli bir tonusta olması gerekir. Solunum sırasında üst solunum yollarındaki kasların aktivitesindeki yetersizlik sleep apne ile sonuçlanacaktır. • Üst solunum yollarında daralmaya neden olan anatomik yapılar tonsillerin büyük olması, bol ve sarkık faringeal dokular, retrognati, yumuşak damakta aşırı doku bulunması, uvulanın ve/veya dilin büyük olmasıdır. • Faringeal obstrüksiyon, obstrüktif sleep apne gelişiminden en sık sorumlu tutulan patolojidir.

  18. Uykunun REM döneminde kas tonusunda azalma meydana gelir. İnterkostal kaslardaki tonus azalmasına bağlı olarak tidal volüm azalır. Tidal volümdeki düşüş uykunun REM döneminde, NonREM dönemine göre daha fazladır. • Dilin posterior farinkse prolobe olmasını engelleyen genioglossus kas aktivitesi uykunun NREM döneminde azalır. • Benzer şekilde laringeal kasların, medial pterigoid ve tensör palatini kaslarının aktivitesi uyku sırasında azalır. • Uyku sırasında kas tonusundaki azalma hava yolu obstrüksiyonuna eğilimi artırır

  19. Sonuç olarak, • Oksijen desaturasyonuna bağlı kardiak aritmiler. En sık görülen şekli bradikardidir. Prematüre ventriküler kontraksiyonlar, prematüre atrial kontraksiyonlar, ventriküler taşikardi gibi diğer aritmilerde görülebilir. • Pulmoner hipertansiyon • Polisitemia

  20. Risk Faktörleri • Kilo; %70’i ideal kilosunun %15’inden daha fazla. • Yaş; 40 yaş üstü • Cinsiyet; E/K:8 • Tütün ve alkol kullanımı • Sedatifler • Ailesel ve genetik yatkınlık

  21. Semptomlar ve Bulgular: • Horlama Toplumdaki erkeklerin %25’i, kadınların ise %15’i • Uyku sırasında nefesin durması • Gündüz uyku hali • Hafıza ve muhakeme bozukluğu • Konsantrasyon bozukluğu • Seksüel disfonksiyon • Nokturnal enürezis • Okul ve iş performansında düşme • Sabah baş ağrıları

  22. Esas olarak üst solunum obstrüksiyonuna yol aça-bilecek her türlü sebep Aşırı kilo ve kalın boyun Septum deviasyonu Nazal polipozis Konka hipertrofisi Makroglossi Retrognati Hipotiroidi Adenoid hipertrofisi Mikrognati Ödemli uvula Düşük seviyeli tonsil plikaları Hipertrofik tonsilla palatina ve/veya lingualis Düşük epiglot Hipertansiyon Sebepleri

  23. Tanı • Anamnez • Fizik muayene • Üst solunum yollarının endoskopik muayenesi • Müller manevrası • Polisomnografi • CT • MR • Sefalometrik ölçümler

  24. Müller Manevrası • Farenksin kollabe olan bölümlerinin tayini ve kollapsın ciddiyeti tespit edilir. • Fleksibl endoskop nazofarenkse ilerletilir, retro-palatal bölgeye ulaşıldığında manevra uygulanır. • Hastanın burun pasajı doktor tarafından kapat-ılmış haldeyken ağzını kapatması istenir. • Takiben yutkunması veya emme hareketini yap-ması istenir. • Kollaps subjektif olarak değerlendirilir.

  25. POLİSOMNOGRAFİ

  26. Polisomnografi obstrüktif sleep apnenin teşhisinde, şiddetinin değerlendirilmesinde, tedavinin planlanmasında ve takibinde en önemli inceleme yöntemidir. EEG (Elektroensefalogram) EOG (Sağ ve sol elektro-okülogram) EMG Submental ve Tibial Nazal / Oral hava akımı Solunum hareketleri Oksijen satürasyon seviyesi Elektrokardiogram (EKG) Pozisyon

  27. OSASAHISaO2 (%) Hafif5–2085k Orta 21–40 65–84 Şiddetli 40m 65m • AI= toplam apne sayısı / toplam uyku süresi • AHI= toplam apne sayısı + toplam hipopne sayısı / toplam uyku süresi (RDI)

  28. Sefalometrik Analiz • Üst solunum yolu iskelet yapısı ve yumuşak do-kuların değerlendirilmesi için kullanılan standart lateral grafidir. • Mandibula ve hyoid kemiğin pozisyonları, yumu-şak damak ile dil gibi yumuşak dokular incelene-rek retrognatizm değerlendirilmelidir. • Meta-analiz sonuçlarına göre sadece mandibul-ar kemik korpus uzunluğunun klinik olarak anlamlı olduğu saptanmıştır.

  29. Ayırıcı Tanı • Narkolepsi • Hipotiroidi • Periodik ekstremite hareketleri sendromu • Konjestif kalp yetersizliği • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı • Pulmoner fibrozis • MG

  30. Prognoz Apne indeksi 20’den fazla olan ve 5 yıl boyunca tedavi edilmeyen hastalarda toplam yaşam süresi yaklaşık olarak % 75’dir. Buna karşılık aynı süre içerisinde tedavi edilen popülasyondaki yaşam süresi % 100’ dür.

  31. Septum deviasyonu Nazal Polipler Koanal atrezi Makroglossi Tonsil-adenoid hipertrofisi Kistik fibrozis Trakeal atrezi Laringomalazi Kraniofasiyal anomaliler Myopati Gastroözefagial reflü Pediatrik Hastalarda Sebepler

  32. Pediatrik HastalarAnamnez Horlamanın ve uykuda nefes durmasının sıklığı ve şiddeti, (Teyp ?) Davranış bozuklukları, Okulda performans azalması Gece terlemeleri, Gündüz uyuklamaları, Uykuda düzensizlikler, Enürezis noktürna

  33. Pediatrik HastalarMuayene • Adenoid yüz • Tonsillerin büyüklüğü • Orokraniofasiyal skorlama • Endoskopik muayene • Algoritmalar • Polisomnografi

  34. 13 üzerindeki skorlar OSAS ve UARS açısından riskli

  35. Önlemler • Zayıflama • Alkol alımının kesilmesi • Sedatif ilaçların kesilmesi • Uyku pozisyonunun düzenlenmesi

  36. Medikal Tedavi • Protriptilin ; TADlar,Uykunun REM fazını kısaltır ve üst hava yollarının tonusunu artırarak kollapsı azaltır. • Dekonjestanlar • İntra nazal steroidler • Düşük akımda oksijen verilmesi • Nazal Sürekli Pozitif Havayolu Basıncı (nCPAP)

  37. Nazal Sürekli Pozitif Havayolu Basıncı (nCPAP) • Amaç, kollaps sırasında oluşan negatif basıncı yenmektir. • 7-15 cm-H2O değerinde pozitif basınç verilir.

  38. Ağız ve Burun İçi Aletler • Dil tutucu aletler • Mandibula ilerletme aletleri

  39. Cerrahi Tedavi • Tonsillektomi ve/veya adenoidektomi • Nazal cerrahi • Uvulopalatofaringoplasti (UPPP) • Uvulopalatal flepler (UPF) • Laser assisted uvulopalatoplasty (LAUP) • Palatal germe operasyonları • Radiofrequency-assisted uvulopalatoplasty (RAUP) • Dil köküne yapılan girişimler. • Maksillofasiyal cerrahi. • Trakeotomi

  40. Uvulopalatofaringoplasti (UPPP) • 1964 yılında Japon İkemetsu tarafından tarif edilen horlamaya yönelik ilk cerrahi tedavidir. • Fujita 1981’de modifiye etmiştir. • Temel olarak amaç uvula, yumuşak damak ve tonsillerin oluşturduğu hacmi küçültmektir

  41. Uvulopalatofaringoplastinin Komplikasyonları: • Akut solunum distresi • Velofaringeal yetmezlik • Palatal kuruluk hissi • Nazofarengeal stenozis • Tat duyusu kaybı • Disfoni • Kanama • Ağrı

  42. Uvulopalatal Flepler (UPF ) • 1996 yılında UPPP’nin modifiye edilmesi ile geliştirilmiştir. • Temel amaç; nazofaringeal stenoz, nazofaringeal yetmezlik ve disfaji gibi UPPP’de görülen komplikasyonların önlenmesidir.

  43. Laser Assisted Uvulopalatoplasti (LAUP ) • Konservatif yöntemler ile başarısızlık • 2o - 4.o horlama • Hafif OSAS • UARS

  44. LAUP Mutlak Kontrendikasyonları • Orta/ağır OSAS • Genel durum bozukluğu • Trismus • Kooperasyon eksikliği • Yarık damak ve velofaringeal yetmezlik • Ses kaynağının uvula olmadığı durumlar